CEZA UYGULAMALARI


 Av.Nurettin AYDIN

 

CEZA UYGULAMASI KİTAPÇIĞI
Ceza; maddi ve şekli ceza olmak üzere ikiye ayrılır. Şekli ceza ya da Ceza Muhakemesi, ceza uygulamasının nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak ve yükümlülüklerini düzenler.
1-Hak Arama Yolu:
Suça maruz kalan şikâyetçi ya da mağdurun hukuki yolla hakkını nasıl arayacağına, buna karşılık şüpheli veya sanığın kendisini nasıl savunacağını, hangi olanaklardan yararlanacağını düzenlemiştir.
2-Uygulamada adı geçen bazı terimlerin açığa kavuşmasında yarar var.
a)Şüpheli : Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder.
b)Sanık : Kovuşturma evresinde iddianameyle dava açılıp kabul edildikten sonra hükmün kesinleştiği süreye kadar suç şüphesi altında kalan kişiyi ifade eder.
c)Müdafii : Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı ifade eder.
d)Vekil : Davaya katılan, suçtan zarar gören ve malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı ifade eder.
e)Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen süreyi ifade eder.
f)Kovuşturma: iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreyi ifade eder.
g)İfade Alma : Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini ifade eder.
h)Sorgu : Şüpheli ya da sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturmaya ve kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini ifade eder.
i)Malen Sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi ifade eder.
2
j)Suçüstü :İşlenmekte olan suçu, henüz işlenmiş olup kaçmakta olan şüpheli kolluk, suçtan zara gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu veya suç pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya kanıtlarla yakalanan kimsenin işlediği suçu ifade eder.
k)Toplu Suç : Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da 3 veya daha fazla kişi tarafında işlenen suçu ifade eder.
l)Disiplin Hapsi : Kısmen düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan eylem nedeniyle, hapis ve para cezası dışında, seçenek yaptırımların uygulanmasını ifade eder.
Buna göre ön ödeme uygulanmaz, tekerrüre esas olmaz, şartlı salıverilme hükümleri uygulanmaz, ertelenemez ve adli sicil kayıtlarına geçirilemez.
3-Ceza Mahkemeleri ve Görevleri:
a)Sulh Ceza Mahkemeleri; işlenen suçun cezası 2 yıla kadar hapis ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezası ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması ile görevlidir.
b)Asliye Ceza Mahkemeleri; sulh ve Ağır Ceza mahkemelerinin görevlerinin dışında kalan dava ve işlere bakmakla görevlidir.
c)Ağır Ceza Mahkemeleri; Toplu mahkemeler olup yağma, irtikâp, resmi belgede sahtecilik (TCK 204/2), nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas suçları ile ağırlaştırılmış müebbet hapis,müebbet hapis ve 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren dava ve işlere bakmakla görevlidir.
d)Bunlarla birlikte bazı büyük illerde kurulan özel ve ihtisas mahkemeleri vardır. Bunlar sırasıyla; Çocuk Mahkemeleri, Trafik Mahkemeleri, Fikri ve sınai Haklar Ceza Mahkemeleri, Kaçakçılık Mahkemeleri, Basın Mahkemeleri, Döviz Mahkemeleri, Bankacılık Kanunundan doğan özel yetkili Mahkemeler ve İnfaz Hakimliği gibi …
4-İhbar ve Şikâyet nereye ve Nasıl Yapılır.
İhbar ve şikâyet; Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır. Diğer makamlara yapılan ihbar ve şikâyet geciktirmeksizin cumhuriyet Savcılığına gönderilir. İhbar ve şikâyet, yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da yapılabilir. Cumhuriyet Savcısı, şüphelinin lehine ve aleyhine olan kanıtları toplar, yeterli kanıt görürse dava açar. Aksi halde kovuşturmama kararını verir. Dava açtıktan sonra da kovuşturma evresi başlar.
3
5-Adli Kolluk Görevi: suç işlendikten sonra idari görevli olan kolluk makam ve memurları adli kolluk görevlerini yaparlar.
a)Belediye sınırları içinde Emniyet teşkilatının amir ve memurları;
b)Belediye sınırları dışında Jandarma teşkilatının amir ve memurları;
c)Gümrük sahasında işlenen suçlarda, Gümrük Muhafaza Memurları adli kolluk görevini yüklenirler.
d)Denizler Sahil Güvenlik Komutanlığı amir ve memurları adli kolluk görevini yürütürler.
6-Adli kolluk Cumhuriyet savcısının elindedir.
Adli kolluk görevini üstlenen amir ve memurlar Cumhuriyet Savcısının emir ve talimatları doğrultusunda görev yaparak, görevlerini eksiksiz yerine getirirler. Adli soruşturma nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan amir ve memurları da Cumhuriyet Savcısının emir ve talimatlarını zaman geçirmeden eksiksiz yerine getirmek zorundadırlar.
7-Tanıklık:
Tanıklık bir kamu görevidir. Tanıklıktan haklı bir neden olmadan çekinilemez. Çağrı kâğıdı ile çağrılır, gelmedikleri takdirde ne gibi yaptırım uygulanacağı belirtilir. İletişim araçları ile de çağrılabilirler. Çağrıya uymayan tanık mazeretini bildirmezse zorla getirilir ve sebep olduğu masraflar amme alacakları tahsiline göre ödettirilir. Akrabalık nedeniyle tanıklıktan çekinebilinir.
8-Bilirkişilik:
Tanıklara uygulanan hükümler bilirkişilere de uygulanır. Bilirkişiler teknik bilgileri ile savcı ve hâkimlere yardımcı olurlar. Meslek gereği genel ve hukuki konularda bilgilerine başvurulamaz. Raporlarını objektif kıstaslara göre düzenlerler. Tarafsız hareket etmek zorunda oldukları, taraflardan birisinin lehine veya aleyhine rapor düzenleyemezler. Görevini yapmayan bilirkişi hakkında yaptırım uygulanır, bilirkişiler her zaman reddedilebilir ve bir başka bilirkişi görevlendirilmesini istenebilir.
9-Gözlem Altına Alınma:
Suç işlediği yolunda kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanık, cezai ehliyetinin olup olmadığının tespit edilmesi için sağlık kurumunda gözlem altına alınır. Soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının isteği üzerine sulh Hâkiminden, kovuşturma evresinde ise mahkemesi gözlem altına alınmasına karar verir. Gözlem süresi 3 haftayı geçemez. Sağlık kurumu sürenin yetersiz olduğuna karar verirse her defasında 3 hafta
4
uzatmak suretiyle toplam 3 ayı geçmemek üzere gözlem altında tutulmasına karar verilebilir.
10-Keşif:
Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için hakim ve mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de Cumhuriyet Savcısı da keşif yapabilir. Keşif de tanık ve bilirkişi de dinlenebilir.
11-Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma:
a)Kişiye suç işlerken rastlanması, çok az önce suç işlediği ve kaçmakta olduğu, suç yerinde kanıtları bulunduğu hallerde, kolluk elemanları şüpheliyi yakalayabilecekleri gibi, mağdur ve 3.kişilerde şüpheliyi yakalayıp kolluğa teslim edebilirler.
b)Yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcısının emir ve talimatı doğrultusunda gözaltına alınır. Birer gün arayla toplam olarak en fazla 4 gün tutulur. Cumhuriyet savcısı gözaltı işlemlerini denetler, yakınlarına bilgi verilir.
c)Yakalanan ve gözaltına alınan şüpheli yasal hakları anlatılarak ifadesi alınır. Susma hakkı bulunduğu, avukat bulundurup bulundurmayacağı sorulur? İşlediği suçun cezasının asgari haddinin 5 yıldan fazla olması halinde zorunlu müdafii tayin edilir.
12-Tutuklama: Tutuklama bir önlem olup, asıl olan şüpheli ya da sanığın tutuksuz yargılanmasıdır. Ancak, kuvvetli suç şüphesi ve olgusu altında olan şüpheli ya da sanığın kaçmasını önlemek, kanıtları karartmasını, değiştirmesini ve yok etmesini önlemek için CMK 100.maddede belirtilen katalog suçlarından dolayı tutuklanabilir. Tutuklama kararına bir üst mahkemede acele itiraz edilir.
13-Cumhuriyet Savcısının Tutuklama Kararını Geri Alması:
Soruşturma evresinde adli kontrolün uygulanması, tutuklamanın artık gereksiz kalması ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse tutuklama kararı hâkime başvurulmadan geri alınabilir.
14-Adi İtiraz:
Soruşturma ve Kovuşturmanın her evresinde şüpheli ya da sanık salıverilmesini isteyebilir. Salıverilme istediğin reddine dair karara karşı itiraz edebilir.
5
15-Tutukluluğun gözden geçirilmesi:
Soruşturma evresinde şüphelinin tutukluluk durumu 30 günlük süreler halinde Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine Sulh hâkimi tarafından incelenir. Kovuşturma evresinde ise hâkim ve ya mahkeme tarafından resen incelenir.
16-Adli Kontrol:
Tutuklama nedeninin varlığı halinde, üst sınırı 3 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren bir suç nedeniyle şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.
17-Arama:
Konutta, işyerinde veya kapalı yerlerde gece arama yapılamaz. Ancak suçüstü hali veya gecikmesinde sakınca bulunan haller ile yakalanın veya gözaltına alınan şüpheli veya sanığın tekrar yakalanması için konutta, işyerinde veya kapalı yerlerde arama yapılabilir
18-Arama kararını hâkim verir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı da verebilir. Savcıya ulaşılmaması halinde kolluk amiri de konut iş yeri ve kapalı alanlar dışındaki arama kararını verebilir. Bu karar derhal cumhuriyet Savcısına bildirilir.
19-Avukatın aranması:
Avukat bürolarında mahkeme kararı ile Cumhuriyet Savcısının nezaretinde ve baronun görevlendireceği bir avukatın gözlemci olarak katılması halinde arama yapılır.
20-Arama sonucu el konulan cihazlar.
Arama sonucu el konulan elektronik cihazların kopyaları yapıldıktan sonra, kopyasının bir nüshası malikine verilir ve asıl kopyasına el konulabilir.
21-İletişimin dinlenmesi:
İletişimin dinlenmesi, denetlenmesi, tespiti ve kayda alınması CMK 135.maddesinde belirtilen katalog suçlarının işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesi ve olgusunun bulunması, başka bir suretle kanıt elde edilememesi halinde hakim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararı ile şüpheli veya sanığın iletişimi süreli olarak dinlenebilir.
6
22-İfade Alma:
İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak şüpheli ya da sanık davetiye ile çağrılır. Çağrılma nedeni açıkça belirtilir. Gelmezse zorla getirileceği belirtilir.
23-İfade ve Sorgu Şekli:
Şüpheli yâda sanığın kimliği tespit edildikten sonra yüklenen suç anlatılır, müdafii seçme hakkı bulunduğu, müdafii seçme durumunun olmadığı tespit edildiği takdirde kendisine barodan müdafii görevlendirileceği bildirilir, susma hakkının bulunduğu, suçtan kurtulması için lehine olan kanıtların toplanmasını isteyebileceği, imzadan çekinme hakkının bulunduğu bildirilerek ifadesi alınır.
24-İfade ve Sorguda Yasak Usuller:
Şüpheli veya sanığın ifadesi özgür iradesine dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma gibi müdahaleler yapılamaz. Vaatte bulunulmaz. Yasak usullerle elde edilen kanıtlar aleyhte kullanılamaz.
25-Müdafii Seçimi:
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde bir veya birden fazla müdafiinin yardımından yararlanabilir. Kanuni temsilci de müdafii seçebilir. Soruşturma evresinde en çok 3 müdafii hazır bulunur. Alt sınırı 5 yıldan fazla cezayı gerektiren suçlarda müdafii bulundurma zorunluluğu vardır.
26-Müdafiinin dosyayı inceleme yetkisi:
Müdafii soruşturma evresinde dosyayı inceleyebilir. İstediği belgelerin örneğini harçsız alabilir. Kovuşturma evresinde bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir.
27-Müdafii ile Görüşme:
Şüpheli veya sanık vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve başkalarının duymayacağı ortamda görüşebilir. Görüşme denetime tabii değil, kanuni temsilci ile eşi de duruşmada hazır bulunabilir.
28-Soruşturmanın Gizliliği:
Yasal haller saklı kalmak ve savunma hakkının kısıtlanmaması koşuluyla soruşturma evresindeki şekli işlemler gizlidir.
7
29- Kamu Davasını Açma Görevi:
Cumhuriyet Savcısı soruşturma evresinin sonunda toplanan kanıtlar suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, iddianame düzenleyerek görevli ve yetkili mahkemede dava açar. İddianame CMK 170.maddede belirtilen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenir.
30-Kamu Davasının Açılmasında Takdir Yetkisi:
Cezayı kaldıran şahsi haller ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların varlığı ya da şahsi cezasızlık nedenlerinin varlığı halinde Cumhuriyet Savcısı Kovuşturmama kararı verebilir.
31- Cumhuriyet Savcısının kamu davasını ertelemesi:
Cumhuriyet Savcısı soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olup üst sınır 1 yıl ve daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yeterli şüphenin varlığı halinde kamu davasının 5 yıl süreyle ertelenmesine karar verebilir. Karar itirazı kabil olup CMK 253.maddesindeki uzlaşma hükümleri saklıdır.
32-Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar:
Cumhuriyet Savcısı soruşturma evresinin sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak kanıt elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Suçtan zarar gören ile ifadesi alınan veya sorguya çekilen şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı ve süresi ile mercii belirtilir.
33-Cumhuriyet Savcısının Kararına İtiraz:
Suçtan zarar gören kovuşturmama kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı en yakın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına itiraz edilir. İtiraz dilekçesinde itiraz nedenleri açıkça belirtilir.
34-İddianamenin İadesi:
Mahkeme iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeleri inceledikten sonra CMK 170.madde belirtilen koşulların bulunmadığı eksik ve hatalı noktaları belirterek iddianameyi iade eder.
8
35-İddianamenin Kabulü ve Duruşma Hazırlığı:
İddianamenin kabulü ile kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Mahkeme duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulundurulması gereken kişileri çağırır.
36-Kabul edilen iddianame sanığa tebliğ edilir.
Savunmasını hazırlaması için süre verilir. Yasal hakları da kendisine bildirilir. Duruşmada avukat bulundurabileceği bildirilir.
37-Duruşma açık yapılır.
Yasada belirtilen hallerde mahkeme gizlilik kararı alarak duruşmayı gizli yapar. Duruşmanın düzen ve disiplini mahkeme hâkimi ya da başkana aittir. Ses ve görüntü alma aletlerinin kullanılması yasaklanır. Duruşmada tüm kanıtlar ortaya konup tartışılır. Yeterli kanıt bulunduğu takdirde sanığın mahkûmiyetine, yeterli kanıt bulunmadığı takdirde beraatına hükmedilir.
38-Doğrudan Soru Yöneltme (Çapraz Sorgu):
Cumhuriyet savcısı, müdafii veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tutuklanana, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir. İtiraz edildiği takdirde, sorunun yöneltilip yöneltilmeyeceğine mahkeme başkanı karar verir.
39- Kamu Davasının Sona Ermesi:
Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi, düşme kararı hükümdür. Hükümler oybirliği veya oy çokluğuyla verilir. Karşı oy gerekçesiyle birlikte tutanakta gösterilir.
40-Hüküm:
İddianamede gösterilen suça ilişkin eylem ve sanık hakkında verilir. Mahkeme, suçun nitelendirilmesinde iddia ve savunmalara bağlı değildir.
9
41-Suçun Niteliğinin Değişmesi:
Suçun niteliğinin değişmesi halinde, sanığa ek savunma hakkı verilir. Savunma yapacak durumda olup olmadığı bildirilir. Savunmasını yapması için süre verilir. Müdafii de sanığa tanınan haklardan yararlanır.
42-Hükümler gerekçeli yazılır.
Cezanın asgari haddinin aşılması halinde, esaslı gerekçe gösterme zorunluluğu vardır. Yasal indirim nedenleri, takdiri indirim nedenleri, ceza yerine uygulanacak tedbirlerle güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerekçeleriyle birlikte kararda gösterilir.
43-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması:
Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, yasal koşulları bulunması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaz, karara karşı itiraz edilebilir. Sanık, beş yıl içinde başka bir suç işlemezse hüküm kendiliğinden kalkar.
44-Mağdur ile şikâyetçinin hakları:
a)Soruşturma evresinde; delillerin toplanması isteme, belge örneğini istemesi, avukat istemesi, el konulan belge ve eşyayı incelemesi, kovuşturmama kararına itiraz etmesi.
b)Kovuşturma evresinde; duruşmadan haberdar edilme, davaya katılma, tutanak ve belgelerden örnek alması, tanıkların davetini istemesi, avukat istemesi, kararlara karşı kanun yollarına başvurması, mağdurun 18 yaşından küçük olması, sağır veya dilsiz veya aklen malul olması halinde isteği aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.
45-Kamu davasına katılma:
Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerle malen sorumlu olanlar, kovuşturma evresinde, her aşamada dilekçeyle veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesiyle olur.
46-Bazı suçlara ilişkin muhakeme:
Bazı suçlara ilişkin muhakeme CMK 250.251.252. maddelerinde belirtilen katalog suçları özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ve bu mahkemelerin bünyelerinde kurulan Cumhuriyet Savcılıklarıyla soruşturulur ve kovuşturulur. Soruşturma ve kovuşturma yetkileri, genel mahkemelere ve savcılıklara nazaran geniştir.
10
47-Uzlaşma:
CMK 253.maddelerde belirtilen katalog suçları uzlaşmaya tabidir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklif edilir. Üç gün içinde kararlarını bildirdikleri takdirde, bir uzlaştırmacı avukatın nezaretinde uzlaşma prosedürü uygulanır. Soruşturma evresinde uzlaşma prosedürü uygulanmamışsa, kovuşturma evresinde uygulanır.
48-Kamu yollarına başvurma hakkı:
Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı şüpheli, sanık ve katılan kanun yollarına başvurabilirler. Cumhuriyet savcısı, sanık aleyhine olduğu gibi lehine de kanun yollarına başvurabilir.
49-Kanun Yolları(Olağan):
a)İtiraz, b)Temyiz olmak üzere ikiye ayrılır.
a)Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararlarına karşı itiraz edilir. İtiraz şekli ile inceleme mercileri CMK 268-271 maddelerinde belirtilmiştir.
b)İlk derece mahkemelerin hükümleri temyiz edilebilir. Temyiz şekli ve mercii CMK 286-307 maddelerinde belirtilmiştir.
50-Olağanüstü kanun yolları (CMK 308-323):
a)Kararın düzeltilmesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı istem üzerine veya resen ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde Yargıtay Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
b)Kanun yararına bozma; hakim veya mahkeme tarafından verilen temyizden geçmeden kesinleşen hükümlerde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, hükmün bozulmasını yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
c)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurusu: Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif ceza verilmesini gerektiriyorsa, bu hafif cezanın verilmesi için resen ilgili Yargıtay Ceza dairesine başvurabilir. Adalet Bakanlığı bu hususta başvurmuşsa artık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kullanılmaz.
11
d)Yargılamanın yenilenmesi (İade-i muhakeme): Kesinleşen hükümle sonuçlanan bir dava, daha sonra hükümlü lehine bir kanıtın ortaya çıkması, hükmü ortadan kaldıran bir nedenin bulunması halinde, kararı veren mahkemeden yargılanmasının yenilenmesi istenir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, söz konusu hükmün ihlaline karar vermesi halinde, yargılanmanın yenilenmesi bir yıl içinde istenebilir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi iç hukukumuza üstün bir norm olarak girmiştir. Anayasamızın 90/son maddesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları öncelikle uygulanacağı düzenlenmiştir.
51-CMK’nın getirdiği yenilikler:
a)Yakalanmada, suçüstü hallerinde kolluğa tanınan yakalama yetkisini geçici olarak mağdur ve üçüncü kişilere de tanınması (CMK 90.md)
b)Gıyabi tutuklama müzekkeresi yerine yakalama emrinin getirilmesi (CMK 98.md)
c)Tutuklama nedeninin sonuçlandırılarak daraltılması (kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, şüpheli ya da sanığın kaçma şüphesini uyandıracak hareketlerde bulunması, kanıtları karartması ve yok etmesi halinde tutuklanabilir (CMK 100.md)
d)Adli kontrol sisteminin getirilmesi; tutuklamanın varlığı halinde adli kontrolün uygulanması (CMK 109.md)
e)iletişimin tespit edilmesi, dilenmesi, kayda alınması, denetlenilmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi (CMK 135.md)
f)Gizli soruşturma ve teknik araçlarla izleme (CMK 199.md)
g)Gizli tanıklık müessesenin getirilmesi (Gizli Tanığı Koruma Kanunu)
h)Müdafiiler müessesesinin genişletilmesi, her evrede evrak ve dosyaları inceleyerek istediği belgelerin örneklerini kopyalayarak alınması (CMK 149-156 md)
i)İddianamenin iadesi (CMK 174 md)
j)Çapraz sorgu (CMK 201.md)
k)Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231.md)
l)Bazı suçlara; tipik mahkeme, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kurulması (CMK 250-252. md)
12
m)Uzlaşma (CMK 253.md)
n)Bölge adliye mahkemesinin kurulması (İstinaf) – (CMK 272.md)
o)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kanun yararına başvurusu (CMK 310.md)
52-Şahsi ceza davası:
Şahsi ceza davasının kaldırılması, şahsi ceza davası konusu olan suçların kamu davası haline getirilmesi nedeniyle ceza mahkemesinin iş yükünü oldukça arttırmıştır. Olası ceza davasının geri getirilmesinde yarar vardır (CMUK 344.md)
Av. Nurettin AYDIN

 
© 2010, Ali Yüksel & Hilmi Özalp. Her Hakkı Saklıdır.