MakalelerİHALENİN FESHİ

18/05/2026
https://www.aliyuksel-hilmiozalp.av.tr/wp-content/uploads/2026/05/MUSTAFA-KURT-MAKALE.png

İhalenin feshi, icra müdürlüğü tarafından satışı yapılan taşınır ya da taşınmaz malların hukuka uygun olarak satılıp satılmadığının yargısal denetiminin yapıldığı şikayettir. Kanunda açıkça belirtildiği üzere ihalenin feshi bir dava olmayıp şikayettir. İhalenin hukuka aykırı yapılmasından zarar gören ve bu şikayeti yapmakta hukuki yararı bulunan ilgililer, haklarının zarara uğradığını ispat ederek  ihalenin feshini sağlayabilecektir.

İİK md 134/8 gereği ihalenin feshine ilişkin şikayet başvurusu yapılsa dahi ihale alıcısı, alacağına mahsuben ihaleye katılmamış olmak şartıyla ihale bedelini icra dosyasına derhal veya artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren 7 gün içinde  nakten yatırmak zorundadır. Bu durumda ihalenin feshi şikayeti  hakkındaki mahkeme kararı kesinleşinceye kadar ihale bedeli, icra müdürü tarafından bankaya yatırılarak nemalandırılır. İhalenin feshi  şikayetinin kabulü veya reddi kararının kesinleşmesi halinde ihale bedeli nema gelirleri ile beraber hak sahiplerine ödenir.

İhale ile birlikte mülkiyet alıcıya geçer. İhalenin feshinin talep edilmesi halinde ise ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceğini icra müdürlüğü belirleyecektir. İhale alıcısının talebi üzerine taşınmazda kira sözleşmesi ile bulunan kiracıya,   icra müdürlüğü tarafından kira bedelini icra müdürlüğüne ödemesi bildirilecektir. Kira sözleşmesi dışında taşınmazı kullanan kişiden ise bilirkişi tarafından tespit edilen aylık kullanım bedelini icra müdürlüğü yatırması istenecektir. İhtara rağmen kira bedelini veya kullanım bedelini icra müdürlüğüne yatırmayan kişi hakkında İİK md 356 hükmü kıyasen uygulanacaktır.  İcra dosyasına yatırılan kira bedeli veya kullanım bedeli ise ihalenin feshine ilişkin şikayetin  sonucuna göre hak sahiplerine ödenecektir.

Kamuoyunda 5. Yargı Paketi olarak bilinen ve 24/11/2021 tarihinde kabul edilerek 30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 27. maddesi ile 2004   sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ihalenin feshi şikayetini düzenleyen 134. maddesinde esaslı değişiklikler  yapılmıştır. Bu esaslı değişikliklere yazımız içinde yer verilmiştir.

İHALENİN FESHİNDE YETKİLİ MAHKEME VE GÖREVLİ MAHKEME 

İhalenin feshinde görevli mahkeme,  İİK md 134/2 gereği İcra Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise ihaleyi yapan icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesidir. Bu sebeple satış, esas icra müdürlüğü tarafından yapılıyorsa yetkili mahkeme,  esas icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesidir. Ancak talimat icra müdürlüğü tarafından satışın yapıldığı durumlarda yetkili mahkeme,  talimat icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesidir.

Ortaklığın giderilmesi (İzale-i şüyu ) satışlarında ise görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup, yetkili mahkeme  satış memurluğunun bulunduğu yer mahkemesidir.

İhalenin feshine ilişkin şikayetin görevsiz ya da yetkisiz mahkemeye yapılması halinde, mahkeme başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 10 gün içinde evrak üzerinden inceleme yaparak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verecek ve yine masrafını gider avansından karşılamak üzere re’sen dosyayı görevli ya da yetkili mahkemeye gönderecektir. 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun değişikliğinden önce mahkeme ancak talep üzerine dosyayı yetkili ya da görevli mahkemeye göndermekteydi. Kanun değişikliği ile beraber mahkeme dosyayı re’sen yetkili ya da görevli mahkemeye göndermektedir. Böylece başvurunun sürüncemede kalması önlenmekte ve ihale için bir an önce karar verilerek ihale sürecinin sonuçlanması amaçlanmaktadır.  Mahkemenin verdiği görevsizlik ve yetkisizlik kararları kesindir.

İHALENİN FESHİNDE  ŞİKAYET SÜRESİ

İhalenin feshi talebi şikayet niteliğinde olup, fesih nedenleri ihale tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde ileri sürülmelidir. İlgililerin  ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzlukları en geç ihale günü öğrendikleri kabul edilir. 7 günlük süre, hak düşürücü süre olup icra mahkemesi tarafından re’sen dikkate alınmaktadır.  Ancak ihalenin feshi sebebi daha sonra öğrenilmiş ise; örneğin satış ilanı ilgiliye tebliğ edilmemiş, ihaleye fesat karıştırıldığına bilahare vakıf olunmuş  yada satılan malın esaslı unsurlarındaki hata ihaleden sonra öğrenilmiş ise , İİK md 134/10 gereği  7 günlük süre, ihalenin feshi sebebinin öğrenilmesi ile başlar. Fakat bu süre   ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren  1 seneyi geçemez. Burada dikkat çeken konu,  İİK md 134/2 gereği 7 günlük süre ihale tarihinden başlarken; İİK md 134/10 gereği 1 yıllık sürenin ise satış kararının elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten başlamasıdır. Bu maddede belirtilen satış kararının ilanı , İİK md 115/4 de anlatılan  icra müdürü tarafından artırmanın sonucu ile ilgili düzenlenip satışı takip eden iş günü yayımlanan artırma sonuç tutanağıdır.    Bu durum uygulamada karışıklığa sebebiyet verebilir. Zira artırma sonuç tutanağı  ilan edilmeden ihalenin kime yapıldığı ilgililer tarafından bilinememektedir. Bu sebeple alıcının kim olduğu belli olmadan şikayet süresinin başlaması uygun olmamıştır.

İHALENİN FESHİNİ İSTEYEBİLECEK KİŞİLER  

7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmi sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla şikayet yolu ile  ihalenin feshini isteyebilirler. Değişiklikle birlikte ihalenin feshini isteyebilecek olan tapu sicilindeki ilgililer, resmi sicilde kayıtlı olan ilgililer olarak değiştirilmiş ve  resmi sicilde kayıtlı sınırlı ayni hak sahipleri de açıkça ihalenin feshini  talep edebilecek kişiler arasında sayılmıştır.  Kanun değişikliğinden önce ihalenin feshine başvuracak kişiler arasında ‘’Tapu sicilindeki ilgililer’’   yer almaktaydı. Böylece  sadece taşınmaz malların ihalesiyle ilgili sicile kayıtlı ilgililerin şikayet hakkı bulunmaktaydı. Kanun değişikliği ile beraber resmi sicile kayıtlı taşınır mallar yönünden de  resmi sicilde kayıtlı olan ilgililer ve  sınırlı ayni hak sahiplerine ihalenin feshini talep etme hakkı tanınmıştır.   Bu değişiklik özellikle  motorlu kara araçlarında önem arz etmektedir. Böylece  ihalenin feshini   trafik sicilinde kayıtlı tüm ilgililer de (haciz alacaklısı,  rehin alacaklısı , araç maliki vs)   isteyebilecektir.

İHALENİN FESHİ SEBEPLERİ

İİK m. 134 de ihalenin fesih nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece (ihalenin Borçlar Kanununun 226. maddesinde yazılı) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ve ihaledeki fesat nedeniyle  ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir.

İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında;

1-İhaleye fesat karıştırılması,

2-Arttırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,

3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,

4-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması, şeklinde sıralanabilir.

Bu sebeple her olayda ihalenin feshi sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemeler tarafından ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Örneğin;  İİK’nın 114. maddesi uyarınca, menkul ihalelerinde satış ilanının borçluya tebliği zorunlu değil ise de; borçluya tebliğine karar verilmesi halinde, tebliğ edilmemesi Yargıtayın süregelen içtihatlarına göre ihalenin feshi sebebidir. Ancak, aynı satış kararında, çıkarılan tebligatın sonuca etki etmemesine karar verilmesi halinde ise, tebligatın çıkartılması zorunlu ise de; tebliğ edilip edilmemesinin bir önemi bulunmamaktadır.

“…O halde mahkemece mahallinde keşif yapılarak, taşınmazın icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdir tarihi olan 31/01/2014 tarihine göre taşınmazın değeri belirlenerek, belirlenen değerin muhammen bedelden düşük olması halinde İİK’nun 134/8. maddesine göre zarar unsuru bulunmadığından ihalenin feshi isteminin reddine, muhammen bedelden yüksek olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken…” (Yargıtay Kararı 12. HD. E. 2015/3640 K. 2015/6502 T. 19.3.2015).

Yukarıda  yer alan Yargıtay Kararı’nda ihalenin feshi davasındaki ilk derece  mahkemesinin, gayrımenkulün  icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdir tarihi dikkate  alınarak  yeniden Mahkeme tarafından  kıymet taktiri yaptırmasını ve   belirlenen değerin  icra müdürlüğündeki muhammen bedelden  yüksek olması  halinde  ihalenin feshine karar vermesi gerektiğini belirtmektedir.

İcra mahkemesi, şikayet dilekçesinde ileri sürülen fesih nedenleri çerçevesinde yargılama yapar. Şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen sonradan ileri sürülen fesih nedenleri kamu düzeniyle ilgili re’sen dikkate alınacak hususlar kapsamında değil ise, sonradan ileri sürülen fesih nedenlerine dayalı olarak ihalenin feshine karar verilmesi mümkün değildir.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması, öğrenilmiş ise İİK m. 16/1 de  öngörülen yasal 7 günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerekir. Şikayetçi, fesih nedeni olarak ileri sürdüğü ihaleye hazırlık dönemine ilişkin bir durumu yasal sürede icra mahkemesine şikayet yoluyla ileri sürmez ise, daha sonra aynı nedene dayalı olarak ihalenin feshini isteyemez. Satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayet üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshi aşamasında incelenmesi mümkündür. Ancak, yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, aynı şikayet nedenleri ile ihalenin feshini talep edemezler.

 

İHALENİN FESHİNDE HARÇ VE TEMİNAT

Kanun değişikliğinden önce ihalenin feshi şikayeti maktu harca tabi idi. Ayrıca ihalenin feshi şikayetinde bulunurken teminat yatırma zorunluluğu bulunmamaktaydı. Ancak kanun değişikliği ile beraber ihalenin feshini talep eden bazı kişiler için nisbi harç ve muhtemel zararların önüne geçmek için teminat yatırma zorunluluğu getirilmiştir. Böylece kötüniyetli olarak ihalenin sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir.  İİK md 134/3 ve 4  de ‘’ satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler” in nisbi harç ve  teminat yatırmak zorunda olduğunu belirtmiştir. Şu durumda kanun koyucu kimlerin teminat ve nisbi harç yatırmaması gerektiğini bildirerek teminat ve nisbi harç yatırması gereken kişileri belirleme yolunu seçmiştir. Bu durumda şikayet hakkına sahip olanlardan nispi harç ve teminat yatırması gerekenler sadece pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerdir. Bunlardan hariç şikayet hakkına sahip olmayanlar da nispi harç ve teminat yatırmak zorundadır.

İİK md 134/3 gereği  nisbi harç,  ihale bedeli üzerinden hesaplanacaktır. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin yatırılacaktır. Şikayet başvurusunun kabulü halinde yatırılan harç talebi halinde başvurana iade edilecek, başvurunun  usulden veya esastan reddi halinde ise alınan harç iade edilmeyerek harcın kalan yarısı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilecektir.  Harcın eksik yatırılması halinde mahkeme harcı tamamlanması için şikayet edene kesin süre verecek ve bu süre içinde harcın yatırılmaması halinde ise şikayetin yapılmamış sayılmasına re’sen karar verecektir.

İİK md 134/4 gereği teminatta yine ihale bedeli üzerinden hesaplanacaktır. Pey sürerek ihaleye katılanlar ile şikayet hakkına sahip olmayanlar ancak ihale bedelinin %5 i oranında teminat yatırarak ihalenin feshi şikayetinde bulunabilecektir.  Teminatın eksik yatırılması ya da hiç yatırılmaması halinde mahkeme teminatı yatırması yada tamamlaması için şikayet edene kesin süre verecek ve bu süre içinde teminatın yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde mahkeme re’sen dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verecektir.

Şikayetin reddi üzerine teminatın iade edilmesi için İİK md 134/4 gereği  iki şartın bulunması gerekir:

1) Şikayetin reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir ay içerisinde zarar gören ilgililerin genel hükümlere göre tazminat davası açmamış olması,

2) Teminat üç ay içinde tahsil dairesince para cezasına karşılık istenmemiş olmalıdır.

Şu durumda zarar gören ilgililerin genel hükümlere göre tazminat davası açması halinde teminat, ihalenin feshini isteyene iade edilmeyecektir. Ayrıca para cezasına hükmedilmiş olması ve ihalenin feshinin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içinde tazminat davasının açılmamış olması halinde , para cezasının tahsili için durum tahsil dairesine bildirilecek ve tahsil dairesi de bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde para cezasını teminattan tahsil edecektir. Bu durumda  tahsil dairesince teminatın para cezasına karşılık istenmesi halinde de teminat iade edilmez. Ancak teminatın para cezasını aşan kısmı iade edilecektir.

Teminatta nisbi harçta malın muhammen bedelinden değil, muhammen bedelin altında da olsa üstünde de olsa ihale bedeli üzerinden hesaplanarak yatırılacaktır.

İHALENİN FESHİNDE DURUŞMA

7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce ihalenin feshi şikayetinin görevsizlik ve yetkisizlik kararları dışında mutlaka duruşma yapılarak incelenmesi ve karar verilmesi gerekmekteydi. Hatta mahkeme davayı usulden örneğin süreden reddetse bile bu kararını   duruşma yaparak vermek zorundaydı. 7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra İİK md 134/5 gereği, mahkeme ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hallerde duruşma yapmadan karar verebilir. Ancak bu durum zorunlu olmayıp, hakimin taktirine bağlıdır. Dolayısı ile hakim isterse usulden red kararı vermeden duruşma yapılmasına karar verebilir. Mahkemenin esasa ilişkin inceleme yapıp karar vereceği durumlarda ise hakim duruşma yapmak zorundadır. Bu durumda hakim şikayet başvuru tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yaparak taraflar gelmese bile kararını verecektir.

PARA CEZASI

7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce ihalenin feshi şikayetinde para cezasının verilmesi için davanın esasına girilmesi ve esasa ilişkin sebeplerle davanın reddedilmesi gerekmekteydi. Dolayısı ile davanın usulden reddi halinde para cezasına hükmedilmemekteydi. 7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra ise İİK md 134/5 gereği İcra Mahkemesi;

  1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
  2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
  3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder.

Kanun maddesi incelendiğinde üç halde icra mahkemesi para cezasına hükmedecektir. İhalenin feshini isteyebilecek kişiler yukarıda anlatılmış olup, 1. Madde incelendiğinde ise bu kişiler içinde olmayan, yani ihalenin feshini talep edecek kişiler içinde olmayan bir kişinin ihalenin feshini talep etmesi halinde mahkemenin ‘’aktif husumet yokluğu’’ sebebiyle  ihalenin feshi talebinin reddi kararı vermesi halinde para cezasına hükmedilecektir.

  1. olarak pey sürerek ihaleye iştirak edenler ile ihalenin feshi için şikayet hakkı olmayanlar tarafından ihalenin feshi için şikayet başvurusu yapılmış ve bu kişiler tarafından feragat edilmiş olması halinde de para cezasına hükmedilecektir. Şu durumda satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri tarafından feragat edilmesi halinde para cezasına hükmedilmeyecektir.
  2. olarak ise satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmi sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler tarafından yapılan şikayetlerde mahkemenin esasa girerek ve esas hakkında ihalenin feshi talebinin reddine karar vermesi halinde de mahkeme para cezasına hükmedecektir. Dolayısı ile şikayet hakkı olanlar tarafından ihalenin feshi için şikayet başvurusu yapılmış ve davanın usulden reddi halinde ise para cezasına hükmedilmeyecektir.

Özetle;

  • Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmi sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahiplerinin başvurularının esastan reddi halinde ,
  • Pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler tarafından yapılan şikayetlerde mahkemenin esastan red kararı veya Pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenin ihalenin feshi talebinden feragati halinde,
  • Şikayet hakkı olmayan kişinin ihalenin feshi talebinden feragati veya şikayet hakkı olmayan kişinin ihalenin feshi talebinde bulunması halinde mahkemenin ‘’aktif husumet yokluğu’’ sebebiyle ihalenin feshi talebinin reddi kararı vermesi halinde

para cezasına hükmedilecektir.

PARA CEZASI ORANI

7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce ihalenin feshi şikayetinde para cezası oranı sabit olup, ihale bedelinin %10’u idi. Ancak 7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten  sonra mahkeme yukarıdaki şartların varlığı halinde İİK md 134/5 gereği ihale bedelinin %10’una kadar para cezasına hükmedebilecektir. Değişiklik ile beraber mahkemenin hükmedeceği para cezasının üst sınırı belirlenmiş olup mahkeme, hakkaniyete uygun bir şekilde para cezasına hükmedecektir. Ancak bu oran ihale bedelinin %10’unu geçemeyecektir. Bu durumda kanun, hakime taktir yetkisi tanımıştır. Ancak taktir yetkisi sadece para cezasının oranına ilişkin olup, mahkeme yukarıdaki şartların varlığı halinde para cezası vermek zorundadır. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Bu sebeple para cezasının uygulanmaması halinde, mahkeme kararı BAM ve Yargıtay tarafından re’sen dikkate alınacaktır.

İİK md  134/6 ; “2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.” Bu hükümde yer alan orana ilişkin ise bir değişiklik yapılmamıştır.

İHALENİN FESHİ TALEBİNİN KABULÜNE İLİŞKİN KARARIN SONUÇLARI

Mahkeme tarafından ihalenin usule veya hukuka aykırı yapıldığına karar verilmesi halinde, ihalenin feshi talebinin kabulüne karar verilir. Bu durumda ihale hiç yapılmamış ve mülkiyet hiç el değiştirmemiş gibi geçmişe yönelik sonuç doğuracaktır. Bu sebeple de zaten ihalenin feshine ilişkin şikayet süresi geçtikten sonra icra müdürlüğü tarafından Tevzi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ihalenin feshine ilişkin şikayet davası açılıp açılmadığı sorulmakta ve davanın açılmadığına ilişkin cevabi yazı üzerine ya da ihalenin feshi için şikayet başvurusu yapılmış ise buna ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi ile birlikte Tapu Müdürlüğüne tescil yazısı yazılmaktadır. Bu durum hak kayıplarının önüne geçmek için oldukça önemlidir.

İhalenin feshi talebinin kabulüne ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi ile birlikte ihale alıcısının icra müdürlüğüne yatırdığı ihale bedeli nema geliri ile birlikte ihale alıcısına iade edilir.

Alacaklı veya vekili talep ederse ve borçlu tarafından borç ödenmemiş ise taşınır veya taşınmaz malın yeniden icra müdürlüğü tarafından  satış işlemlerine başlanarak satışının yapılması mümkündür.

İHALENİN FESHİ TALEBİNİN REDDİNE İLİŞKİN KARARIN SONUÇLARI

Mahkeme tarafından ihalenin usule veya hukuka uygun yapıldığına karar verilip bu kararın kesinleşmesi halinde, ihalenin feshi talebinin reddine karar verilecektir. Bu durumda ihalenin kesinleşmesi ile birlikte satışı yapılan mal taşınır ise alıcıya teslim edilecek, taşınmaz ise alıcı adına tescil yapılması için ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılacaktır. Bu durumda satış bedeli nema geliri ile birlikte hak sahiplerine ödenecektir. Ayrıca yukarıda ayrıntılı şekilde anlatıldığı  üzere ,   şartların varlığı halinde ihalenin feshi başvurusunda bulunan kişi aleyhine ihale bedelinin %10 una kadar para cezasına hükmedilebilecektir.

İİK md 134/9 gereği, ihale kesinleşip ihale konusu mal ihale alıcısına teslim edilmeden veya teslime hazır hale getirilmeden ihale bedeli hak sahiplerine ödenmeyecektir. İhale konusu mal teslim edilemez ya da teslime hazır hale getirilemez ise icra müdürü tarafından ihale iptal edilecek ve ihale bedeli ihale alıcısına iade edilecektir. 08/05/2026

Av. Funda Kaptı Ögel

 

 

Paylaş
Paylaş