MakalelerKATILMA ALACAĞINI AZALTMA KASTIYLA BOŞANMADAN ÖNCE VEYA BOŞANMA SIRASINDA ELDEN ÇIKARILAN MAL VARLIĞINDA KATILMA ALACAĞI HAKKI VE DEĞER BELİRLENMESİ

18/05/2026
https://www.aliyuksel-hilmiozalp.av.tr/wp-content/uploads/2026/05/esma-makale.png

Boşanma davası açıldıktan sonra, boşanmada “mal rejiminin tasfiyesi / mal rejiminden kaynaklanan alacak davası da açılarak mal rejimi tasfiye edilmektedir. Eşler, mal rejiminin tasfiyesi sırasında karşı tarafın, mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkını bertaraf etmek için edinilmiş mallar grubuna giren bazı mal varlıklarını, boşanmanın öncesinde veya boşanma sırasında mal kaçırma kastıyla üçüncü kişilere devredebilmektedir. Eşlerin, mal kaçırma kastıyla yaptığı bu devirler, katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler olarak nitelendirilmektedir. Katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan her türlü devir, sanki o devir hiç yapılmamış gibi mal rejiminin sona erdiği anda mal varlığında mevcutmuş gibi tasfiye hesabına katılır.

 

KURAL OLARAK:

TMK.m.223 hükmüne göre: Evlilik birliği içerisinde eşler, tasarruf yetkileri kural olarak kısıtlanmadığından, kanuni sınırlar çerçevesinde, kişisel ve edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma haklarına sahiptir.

 

Ancak;

 

TMK.m.229 hükmüne göre aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:

 

  1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,

 

  1. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

 

Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.

 

Mal rejiminin devam ettiği süre boyunca katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan her türlü devir, katılma alacağının hesabına dahil edilir.

 

HANGİ TARİHTEKİ DEĞERE GÖRE ALACAK HAKKI BELİRLENİR:

 

Taşınmazlar açısından, taşınmazın devir tarihindeki durumu ( niteliği, seviyesi, yaşı vb ) esas alınarak, tasfiye ( karar ) tarihindeki sürüm ( rayiç ) değerinin, kararın üst mahkemede kaldırılması / bozulması halinde, kaldırma / bozma sonrası karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerinin, katılma alacağı hesabında dikkate alınması gerekmektedir.

Buna göre; taşınmazların devir tarihindeki değerleri üzerinden katılma alacağına hükmedilmesi kanuna aykıdır.

Paylaş
Paylaş