MakalelerDİJİTAL ÇAĞIN LOJİSTİK DEPOLARI; GÜÇ, PARA VE STRATEJİNİN KAYNAĞI : VERİ MERKEZLERİ

14/04/2026
https://www.aliyuksel-hilmiozalp.av.tr/wp-content/uploads/2026/04/ASLI-MAKALE.png

Veri merkezi (data center); işletmelere ait verileri, sunucu ve sisteme odalarını barındıran, depolama-yedekleme-kurtarma-veri ve ağ yönetimi hizmetlerini sunan alanlardır. BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) mevzuatının temel düzenlemeleri olan 5809 ve 5651 sayılı Kanunlarda veri merkezlerine ait doğrudan bir tanımlama bulunmamaktadır. Hali hazırda Türkiye’de hizmet sunan veri merkezleri söz konusu Kanunlardaki “İnternet Servis Sağlayıcılığı”, “Altyapı İşletmeciliği Hizmeti” ve “Yer Sağlayıcı” tanımları kapsamında değerlendirilmektedir. KVKK mevzuatı ise; veri merkezi kelimesi yerine, veri işleyen ibaresini tercih etmiştir.

 

Bilgisayar odalarından, mikro işlemciye, sonrasında sucuya doğru teknolojiyle gelişen süreçte; aralıksız çalışabilmek için hızlı internet bağlantısına ihtiyaç duyan küçük işletmeler, bilgisayar sistemlerini çalıştırabilmeleri için büyük internet veri merkezi denilen yerler inşa edilmeye başlanmıştır. Ne kadar çok ve sık veri merkezi bulunursa, o kadar hızlı bir şekilde veriye ulaşılabilecektir. Günümüzde veri en değerli stratejik varlık haline gelmekle, veri merkezleri sadece depolama ve işlemenin çok ötesine adeta ülkelerin teknolojik bağımsızlığını belirleyen alt yapılar haline gelmiştir.

 

Dünyada 1960lı yıllarda IBMin ilk veri işleme merkezini kurması, binaların zemin katlarında ayrılan yerlerden bankalar ve sigorta firmalarının genel müdürlük binaları yanına yapılan eklentilerle veri merkezlerinin gelişimi devam etmiştir. Kasparov’ un satrançta Deep Blue yazılımına yenilmesi, Suudi Arabistan’da yapay zekâyla çalışan robota vatandaşlık verilmesi, Çin menşeili bir firmada CEO olarak yapay zekânın görevlendirilmesi gibi pek çok örnek, yapay zekânın hücrelere nüfuz ettiği, insanoğlunu kendi yarattığı yapay zekâya direnemeyeceği noktaya getirmiştir.

 

Yapay zekâ ve veri hayatımızda bu kadar önemli bir yer edinmişken; iş bu sektörün hacmi, dünyanın en büyük yatırım çekim alanlarından biri haline gelmiştir. Sadece üretmek değil tüketmek için de önemli olan veri; belirli bir endüstri veya ekonomiyle sınırlı olmamakta, sağlık-ekonomi-finans-ulaşım-reklam-online alışveriş-perakende gibi pek çok alanı yakinen ilgilendirmektedir. Yapay zekâ ve dijital teknoloji ne kadar çok kullanılsa da, bu gelişmiş teknolojiyi çalıştıracak yeterli enerjiye, belleğe, depolamaya ve soğutmaya sahip alt yapılara bir o kadar muhtaçtır.

 

Türkiye; Avrupa ve Orta Doğuya yayılabilecek coğrafi konumu, yapay zekâ ve yüksek verimli veri merkezleri için yatırım planları konusunda stratejik işbirliklerinde oldukça cezbedici konumda, yabancı yatırımcı için gözde bir coğrafya olmaktadır. Veri merkezlerine ait alt yapılar; özellikle savaşlarda enerji tesisleri ve limanlardan daha kritik hale gelmiştir. Savaşların kara ve toprak parçalarından ziyade, veri merkezleri üzerinden yürütüldüğünü, ekonomik ve stratejik üstünlük elde edebilmek için yeni cepheler olarak nitelendirildiğini söyleyebilmek mümkündür. Türkiye, veri merkezleri için hızlı ve kapsamlı bir dönüşüm ile Avrupa-Asya-Orta Doğu’ya dijital güvenli bir köprü, adeta “Dijital İpek Yolu” olarak hizmet verebilecektir.

 

Artık teknolojik ihtiyaçtan öte, dijital geleceğin inşa edilmesi için sürdürülebilir ve güvenli veri merkezi alt yapıları, ülkemizin dünyada küresel rekabette geri kalmaması adına tüm toplumu ilgilendirmektedir. Esasen genç nüfus oranı, kalabalık nüfus, stratejik coğrafi konumu, kurulmuş olan veri merkezlerinin hızlı teknoloji karşısında yaşlanması, nükleer enerji ve enerji kaynak imkânları Türkiye’ye ver merkezi yatırımları için önemli kriterlerdir. Yapay zekânın önlenemez yükselişi ve her an inanılmaz şekilde artan veri ile verinin saklanması ihtiyacı hem dünyada hem ülkemizde çoğalmaktadır. Türkiye, veri merkezi tesislerinin kurulması için ideal bir coğrafya olmakla, ayrıca veri merkezi sayılarının ve hacimlerinin dünya ile yarışır seviyeye getirilmesi gerekmektedir.

 

Coğrafi olarak başta İstanbul Ankara İzmir olmak üzere, pek çok büyükşehirde yaklaşık 80 adede yakın veri merkezi ülkemizde yer almaktadır. Dünyada ise yaklaşık 12.000 veri merkezi mevcuttur, hatta bir nevi organize sanayi bölgesine benzer şekilde endüstri bölgeleri, sanayi-lojistik üstlerde kümelendikleri görülmektedir. Devasa m2lik, beyaz veya yeşil alanlarda, mümkünse en az risk taşıyan veya fay hatlarından uzak olan coğrafyalara veya 9 şiddetindeki depreme dayanaklı şekilde, İSO 27001 Bilgi Güvenliği, İSO 20000 Bt Hizmet Yönetimi, İSO 22301 İş Sürekliliği, PCI-DSS ödeme sistemi güvenliği sertifikalı inşa edilen veri merkezlerine ülkemiz sahiptir. Büyük çoğunluğu TİER III standartlarında tasarlansa da, bazı kritik noktalar için TİER IV seviyesine getirilen en yüksek güvenlikli veri merkezleri de bulunmaktadır. Merkezin TİER seviyesinin artmasıyla sistemin kullanılabilirliği artmaktadır. Veri merkezleri; ekipmanların çoğu tek sıra olarak aralarında koridorlar teşkil edecek şekilde sıralanmakta,  sunucuların monte edildiği raf kabinlerden oluşmaktadır.

 

Sadece özel sektör ve işletmelerin değil, telekomünikasyon-banka ve finans, bakanlıklardan belediyelere tüm kamu kurumlarının da olmazsa olmaz yatırımları arasındadır. Bankalar; kapalı devre olarak, sadece banka ve grup şirketlerinin verilerini barındıracak tarzda, felaket halinde ikincil veri merkezini de yedekleyerek verilerini korumayı amaçlamaktadır. Hatta bir ildeki felaket düşünülerek başka bir ildeki veri merkezinde yedekleme yapmayı tercih eden pek çok kuruluş vardır. Doğrudan veri merkezi işletmeciliği yapan özel şirketler; taşeron barındırma, kiralık sunucu ve bulut hizmetleriyle ülke verisinin ülke içinde kalması, yani veri mahremiyetinin kritik önemi için hizmet vermektedir.

 

Sunucu barındırma, bulut sunucu, depolama/yedekleme hizmetleri sunan veri merkezlerinde; yüksek güvenlikli, yüksek kapasiteli yedek enerji güçlerine ihtiyaç duymaktadır. İş bu elektrik enerjisi için kaynaklarından ziyade güneş enerjisiyle çalışan sistem ve altyapıların kullanılması ilerideki çevresel riskleri de azaltacaktır. Avrupa Birliğinin kişisel verilerin Avrupa’da kalması için yürüttüğü politika ile birçok veri merkezi yatırımları Avrupa’da yapılmıştır. Küresel veri ekonomisinden daha fazla pay almak, rekabette öne çıkmak, dışa bağımlılığı azaltmak, bu ekonomide talip olacağı rol ve payı genişletmek için Türkiye’de veri merkezlerine yatımın yapılması kaçınılmazdır.

 

Veri merkezlerine yönelik doğrudan teşvik imkânı, başta T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca 2018/11201 sayılı “Cazibe Merkezleri Programı Kapsamında Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Karar” kapsamında yürütülen Cazibe Merkezleri Programı ile Belirlenen illere yapılacak yatırımlara istinaden sağlanmaktadır. Veri merkezleri için; yine 29.05.2025 tarih ve 9903 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile teşvik desteği sağlanarak; KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, işçi-işveren sigorta primi desteği, faiz-kar payı-istihdam-arazi gibi desteklerden yararlanmak imkânı yatırımcılara getirilmektedir. Veri merkezi, sadece bugünün değil geleceğin de gayrimenkul yatırımları arasında sayılmaktadır. Veri merkezi yatırımında; Arsa sahibi-kiracı-yatırımcı arasındaki ilişkiler, kira veya intifa hakkı gibi hukuki yolları ve ilişkileri iyi kullanabilmek, başta gayrimenkul hukukunu ilgilendirdiği gibi, istihdam-enerji tüketimi-güvenlik gibi pek çok başkaca gündemleri de meşgul etmektedir.

 

Artık neredeyse her fani için veri merkezi bir lüks olmaktan çıkmıştır. Veri merkezleri; Müşteri bilgileri-finansal kayıtlar-operasyonel veriler başta olmak üzere, tüm birikiminizi koruyan en değerli varlığınız, işin devamlılığı ve rekabet gücü için zorunlu alt yapılar haline gelmiştir. Veri merkeziyle; güvenlik, kesintisiz çalışma, profesyonellik, yedekleme ve kurtarma, performans ve hız, ölçeklenebilirlik ve maliyet kontrolü artacaktır. Yakın geleceğin tahminin zor oluğu, gündemin ve dengelerin çok hızlı değiştiği böylesine dinamik bölgede yer alan ülkemizde; jeopolitik önemdeki coğrafya, enerjiye kolay ulaşım, soğutma için uygun iklim, genç ve donanımlı işgücü, inşaat sektöründeki güçlü tecrübeyle birleştiğinde, Türkiye veri merkezi endüstrisinin önemli yatırım noktaları arsında yerini alacaktır.

 

************************************

LOGISTICS WAREHOUSES OF THE DIGITAL AGE; SOURCE OF POWER, MONEY, AND STRATEGY : DATA CENTERS

A data center is a facility that houses enterprises’ data, including server and system rooms, and provides services such as storage, backup, recovery, data processing, and network management. Under Turkish law, there is no explicit statutory definition of data centers in the primary legislation, namely Law No. 5809 and Law No. 5651, which form the core regulatory framework of the Information and Communication Technologies Authority (BTK). In practice, data centers operating in Turkey are assessed within the scope of definitions such as “Internet Service Provider,” “Infrastructure Operator,” and “Hosting Provider” as set forth in the aforementioned laws. The legislation on the protection of personal data (KVKK) prefers the term “data processor” rather than expressly referring to “data centers.”

With the evolution of technology from computer rooms to microprocessors and subsequently to servers, small and medium-sized enterprises requiring uninterrupted operation and high-speed internet connectivity have driven the establishment of large-scale internet data centers. The greater the number and distribution of data centers, the faster access to data becomes. Today, as data has emerged as the most valuable strategic asset, data centers have evolved far beyond mere storage and processing facilities; they have become critical infrastructures that effectively determine the technological independence of nations.

Globally, the development of data centers dates back to the 1960s, when IBM established its first data processing center. Initially located in designated areas within buildings, these facilities later expanded into annexes adjacent to the headquarters of banks and insurance companies. Milestones such as Garry Kasparov’s defeat by IBM’s Deep Blue, the granting of citizenship to an AI-powered robot in Saudi Arabia, and the appointment of artificial intelligence as a CEO in a Chinese company illustrate the extent to which artificial intelligence has permeated modern life, bringing humanity to a point where resisting its own technological creations is increasingly challenging.

As artificial intelligence and data assume a central role in contemporary life, the scale of this sector has turned it into one of the world’s most attractive areas for investment. Data is not only critical for production but also for consumption, and it transcends any single industry, impacting sectors such as healthcare, economics, finance, transportation, advertising, e-commerce, and retail. Despite the extensive use of advanced digital technologies, these systems are inherently dependent on robust infrastructure with sufficient energy supply, memory, storage capacity, and cooling mechanisms.

Turkey’s geographical position—bridging Europe and the Middle East—renders it highly attractive for strategic partnerships and investment in artificial intelligence and high-efficiency data centers. In modern conflicts, data center infrastructure has arguably become more critical than energy facilities or ports. It can be asserted that wars are increasingly conducted not only over land but also through digital infrastructures, with data centers constituting new strategic frontlines for achieving economic and geopolitical superiority. With rapid and comprehensive transformation, Turkey has the potential to serve as a secure digital bridge across Europe, Asia, and the Middle East—effectively functioning as a “Digital Silk Road.”

Beyond being a technological necessity, sustainable and secure data center infrastructure has become essential for constructing the digital future and ensuring that Turkey remains competitive in the global arena. Factors such as a young and dynamic population, high population density, strategic geographic location, the obsolescence of existing data centers in the face of rapid technological advancement, and access to energy resources—including nuclear energy—constitute key criteria for data center investments in Turkey. The exponential growth of data and the relentless rise of artificial intelligence continue to increase the demand for data storage both globally and domestically. While Turkey is an ideal geography for establishing data center facilities, it is also imperative to increase both their number and capacity to globally competitive levels.

Geographically, approximately 80 data centers are currently located across Turkey, primarily in major metropolitan areas such as Istanbul, Ankara, and Izmir. Globally, there are approximately 12,000 data centers, often clustered in industrial zones analogous to organized industrial districts. These facilities are typically constructed on large-scale sites—often in low-risk or seismically stable areas, or designed to withstand earthquakes of up to magnitude 9—and are certified under international standards such as ISO 27001 (Information Security Management), ISO 20000 (IT Service Management), ISO 22301 (Business Continuity), and PCI-DSS (Payment Card Industry Data Security Standard). While most are designed to meet Tier III standards, certain critical facilities are built to Tier IV standards, ensuring the highest level of security and system availability. As the Tier level increases, so does system uptime and reliability. Data centers generally consist of rows of equipment arranged with corridors, comprising rack cabinets in which servers are installed.

Data centers are indispensable not only for private sector enterprises but also for telecommunications providers, banking and financial institutions, and public bodies ranging from ministries to municipalities. Banks typically operate closed-loop systems, hosting only their own and affiliated group companies’ data, with secondary (disaster recovery) data centers to ensure redundancy. Many institutions also maintain geographically separate backup centers in different provinces to mitigate disaster risks. Private companies engaged directly in data center operations provide colocation, leased server, and cloud services, playing a crucial role in ensuring data localization and safeguarding data privacy.

Data centers offering server hosting, cloud computing, and storage/backup services require high-security and high-capacity backup power systems. The use of renewable energy sources, particularly solar power, for such energy-intensive operations will also help mitigate future environmental risks. The European Union’s policy of retaining personal data within Europe has led to significant data center investments across the region. For Turkey, investment in data centers is inevitable in order to secure a greater share of the global data economy, enhance competitiveness, reduce external dependency, and expand its strategic role in this domain.

Direct investment incentives for data centers are available, notably under the “Attraction Centers Program” implemented pursuant to Presidential Decree No. 2018/11201 by the Ministry of Industry and Technology, which supports investments in designated regions. Additionally, under the Presidential Decree No. 9903 dated 29 May 2025 on State Aid for Investments, data center investments benefit from various incentives, including VAT exemptions, customs duty exemptions, employer and employee social security premium support, as well as interest, profit share, employment, and land allocation support. Data centers are increasingly recognized not only as technological infrastructure but also as a form of real estate investment of the future. Legal relationships among landowners, tenants, and investors—structured through mechanisms such as lease agreements or usufruct rights—require careful legal planning, engaging not only real estate law but also issues relating to employment, energy consumption, and security.

Data centers are no longer a luxury but a necessity for virtually all entities. They have become indispensable infrastructures that safeguard critical assets such as customer data, financial records, and operational information, ensuring business continuity and competitive advantage. Through data centers, organizations achieve enhanced security, uninterrupted operation, professional management, efficient backup and recovery, improved performance and speed, scalability, and cost control. In a region characterized by rapidly shifting dynamics and uncertainties about the near future, Turkey’s geopolitical significance, access to energy resources, favorable climate conditions for cooling, young and skilled workforce, and strong expertise in the construction sector collectively position it as a key destination for data center investments and a prominent player in the global data center industry.

AV. ASLI EVRİM ÖZBAY

Paylaş
Paylaş